04 Aralık 2007

Çiko Pasta



Uzunca bir süredir ne bloğumu güncelleyebildim ne de blogları ziyaret edebildim. Bu zaman zarfında beni merak eden, e-mail gönderen, telefonla arayan ve bloğuma mesaj bırakan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.:)

Zamansızlığımın iki ana nedeninden birisi kafeyi kapatma kararı almak ve hayata geçirmekti. Oldukça meşakkatli olan, stresi sıkıntısı bol, özel zaman bırakmayan bir iş olsa da beni yakından tanıyanlar bu işi ne kadar büyük bir keyifle yaptığımı bilirler. Ama zor, çok zor ve bir de üstüne üstlük aşırı detaycı, mükemmeliyetçi bir yapıya sahipseniz işler sanıldığından daha külfetli gitmeye başlıyor. Bunun yanı sıra yaşadığım kalifiye eleman bulamama sorunum vardı ki yazsam destan olur:) Çok umutsuzluğa kapıldığım zamanlar da oldu "yahu bu kadarına da pes" diyip adeta fıkra gibi olaylara da şahit olup güldüğüm zamanlar da oldu. Sonuç olarak yaşanan yoğun stresli tempo artık sağlığımı etkilemeye başlamıştı ve kapattık.
Bloğumdan ve sizlerden uzak kalışımın ikinci ve en önemli nedeni ise abimin eşi 4.5 yıl önce meme kanseri olmuştu. Çok zor zamanlardan geçtik, kemoterapiydi, radyoterapiydi, rutin kontrollerdi derken umudumuzun yeşermeye başladığı, artık tamam gibi aştık galiba dediğimiz bir anda kanser akciğere metastaz yaptı. Adeta yıkıldık. Yaklaşık 20 gündür ise koşuşturuyoruz. Tekrar kemoterapiye başladı. Kemoterapinin beraberinde getirdiği o kötü yan etkileri tekrar yaşamaya başladı. Henüz 37 yaşında inşallah büyük Allah'ım onu çocuklarına ve bize bağışlar. İnşallah bunu da aşacağız.

Meme kanserinin görülme sıklığı gün geçtikçe artıyor. Her 8 kadından birinde meme kanseri görülüyor. Ciddiye alınması gereken bir konu ve tümör erken evrede tespit edildiğinde başarı oranı oldukça yüksek. Bu satırlar belki hayırlı bir şeylere vesile olur ve içinizden birkaçı da olsa belki meme kanseri taraması için girişimde bulunur diye özellikle yazma gereği hissettim. İhmal etmeyin ne olur...

Tatsız konulardan bahsettim üzerine tatlı bir tarif belki iyi gider:)
Çok kısa sürede hazırlanabilen ama lezzetine de doyum olmayan nefis bir pasta. Tadanlardan beğenmeyenine hiç rastlamadım. Yapılışı ise çok basit.
Sütle çırpılmış krem şantiye bebe bisküvileri iki parçaya bölünüp karıştırılıyor, karışım borcama dökülüp bir spatula yardımıyla düzeltiliyor. Diğer tarafta çikolata sos pişirilp, ılındıktan sonra bisküvili karışımın üzerine yayılıyor. Buzdolabında 1-2 saat beklerse daha da kezzetli olur. Çikolata sos olarak ben Dr. Oetker'in hazır çikolata sosunu kullanıyorum.

Resimdeki pastayı 14 yaşındaki kızım Merve yaptı. Özellikle belirtilmesini önemli istedi:)


07 Eylül 2007

En Pratikler

Eylül ayının etkinlik konusu olan "Aperatifler ve Mezeler"e Cafe Gusto evsahipliği yapıyor. Konu seçimi gayet başarılı olmuş, teşekkürler Serpil:)

Kafede yaptığım en pratik çeşitlerimden dört tanesini seçtim.


Havuç Tarator


Rendelenen havuçlar bir miktar tuz eklenerek, sıvıyağ ile teflon tavada havucun hacmi azalana kadar sotelenir. Ilındıktan sonra 1 kaşık mayonez eklenmiş sarımsaklı yoğurt ile karıştırılır.


Yoğurtlu Semizotu Salatası


Semizotları önce ayıklanır, sonra yıkanır ve iyice kurutulur. Çırpılmış sarımsaklı yoğurt ile karıştırılır.Üzerine eklenen pul biber ve zeytinyağı hem lezzet katar hem de renk uyumu yaratarak sunumu şıklaştırır.


Makarna Salatası



Haşlanan makarnaya rendelenmiş havuç, küp küp doğranmış kornişon turşu, bir miktar mayonez ve bir miktar yoğurt eklenerek karıştırılır.


Taze Börülce Salatası



Börülceler ayıklanıp, yıkandıktan sonra tuzlu suda haşlanır. Zeytinyağı, tuz ve dövülmüş sarımsak ile hazırlanan sosla karıştırılır.


14 Ağustos 2007

Etimek Tatlısı


















......


Üç kat ve üçü de farklı tad. Karamelize edilmiş şekerle ıslatılmış en alt katının üzerinde, şekerin yoğun etkisini dengelemek için tamamen şekersiz hazırlanmış ara krema ve daha da lezzet katmak için üçüncü kat olarak kullanılan krem şantinin üçlü uyumuna diyecek laf yok. Sıcak yaz günlerinde soğuk servis edildiğinde güzel bir seçim olarak işte etimek tatlısı:)

Malzemeler:
  • 1.5 paket tuzsuz etimek
  • 1.5 su bardağı şeker
  • 2 su bardağından bir parmak eksik sıcak su
  • 850 gr. süt
  • 3 yemek kaşığı mısır nişastası
  • 3 yemek kaşığı pirinç unu
  • Vanilya
  • Krem şanti
  • Hindistan cevizi
Kenar kabukları bıçakla alınan etimekler büyük boy kare borcama dizilir.
Teflon bir tencereye alınan şeker karamelize olana kadar tahta bir kaşık yardımıyla karıştırılarak pişirilir. Sıcak su eklenerek şurup hazır hale getirilir ve hazırlanan şurup etimeklerin üzerine kaşık kaşık yedirilir.
Süt, nişasta ve pirinç unu ile muhallebi hazırlanır, vanilya eklenir ve hazırlanan karışım etimeklerin üzerine yayılır. Son kat olarak hazırlanan krem şanti de muhallebili karışımın üzerine yayılır, üzerine bol hindistan cevizi serpilir ve dinlenmek üzere buzdolabına kaldırılır.
Afiyet olsun:)






26 Temmuz 2007

Tahinli Un Helvası



Tahinli un helvası ya da bizdeki adıyla "hadi Kübra helvası":) Malum, un helvasının tek sıkıcı yanı insanı tencerenin başına kilitleyen uzun kavurma aşaması. E hal böyle olunca imdadıma Kübra yetişiyor. Kübra Kafedeki yardımcım. Kendisi henüz 20 yaşında ama yaşından büyük olgunluğa ve iş disiplinine sahip ve bir o kadar da azimli. İyi ki onu işe almışız, onu çok seviyoruz.
Tahinli un helvasının unu kavurma aşamasında hep "hadi Kübra" gel de sen kavur, bak öğren artık sen yapacaksın dediğim için helvanın adı "hadi Kübra" kaldı.:)
Malzemeler:
  • 140 gr. pastörize tereyağ
  • Yarım su bardağı sıvıyağ
  • 4.5 su bardağı un
  • 125 gr. tahin

Şurup için:

  • 2.5 su bardağı toz şeker
  • 3 su bardağı su
Teflon tencerede tereyağ ve sıvıyağ eritilir, un eklenerek tahta bir kaşık yardımıyla sürekli kavrulmaya başlanır. (Kavurda kavur bitmez o ayrı mesele:)) Bu kavurma işlemi un kızarana kadar devam eder(aman dikkat! Yanana kadar asla değil)
Diğer tarafta şurubu hazırlamak için, su ve şekeri ayrı bir tencerede kaynatın.
Kavurma işlemi biten, ayaklarınıza kara sular indiren una, önce tahin sonra sıcak şurup sürekli karıştırılarak eklenir, karışım işlemi tamamen bitince ocaktan alınıp büyük boy kare borcama dökülür, üzeri bir kaşık yardımıyla düzeltilir.
(Tüm tariflerimde kullandığım bardak ölçüm standarttır. 200 ml. lik paşabahçenin klasik su bardağı.)

Afiyet olsun:)





08 Temmuz 2007

İç Pilav


















Güzel pilav pişirmenin ilk adımı kullanılan pirinci iyi tanımak olsa gerek. Pirincin ne kadar su çekebileceğini bir kaç deneme yanılmadan sonra öğrenebilirsiniz. Bir ölçü pirince 3 ölçü su kaldırabilen pirinç cinsleri olduğu gibi, bir ölçü pirinci bir ölçü su ile pişirebileceğiniz pirinç cinsleri de vardır. Makbul olan kaliteli pirinç cinsi ise fazla su çeker.

Bu nedenle su ölçüsü vermedim, sizler normal pilavınızı ne kadar su ile pişiriyorsanız, iç pilavı da aynı ölçü su ile pişirebilirsiniz.


Malzemeler;
  • 4 su bardağı pirinç
  • 200 gr. ciğer
  • 2 adet soğan
  • 1.5 çay bardağı sıvıyağ
  • Dolmalık fıstık
  • Dolma üzümü
  • 3 çay kaşığı şeker
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1.5 çay kaşığı yenibahar
  • 3 çay kaşığı nane
  • 1/2 çay kaşığı tarçın
  • Tuz
  • Dereotu

Pirinç, üzerini bir iki parmak geçecek kadar ılık ve tuzlu su ile önceden ıslatılır.

Dolmalık üzümler iyice yıkandıktan sonra sıcak su dolu bir kap içerisinde şişmeleri için bekletilir.

Ciğer küp küp doğranıp, az yağ ile teflon tavada sotelenir.

1.5 çay bardağı yağ tencereye alınıp, dolmalık fıstıklar eklenir. Fıstıklar 1-2 dakika kavrulduktan sonra üzerine küp küp doğranmış soğanlar eklenir, sık sık karıştırılarak öldürülür. (öldürülür? Bu da ne demekse:) cani miyim(!) neyim) Daha önceden sotelediğimiz ciğerler ve iyice süzülmüş pirinçler de eklendikten sonra kavurma işlemi başlar.

Pirincin kavrulma işlemi bittikten sonra dolmalık üzümler, şeker ve tüm baharatlar eklenir, ardından suyu eklenip kısık ateşte pişirilmeye bırakılır. Piştikten sonra kapağını hiç açmadan minimum 20 dakika demlenmeye bırakılır. Servisten önce üzerine kıyılmış dereotu serpilir.

Afiyet Olsun:)







26 Haziran 2007

Mısır Salatası




Yemeklerde göze hitap eden rengarenk sunumları hep çok sevmişimdir.
Kafede sıcak yemekler dışında her gün 10 farklı çeşitde zeytinyağlı sebze ve salata hazırlıyorum. O yorgunluğun ardından hazırlananları borcamlara alıp sunuma hazırlama aşaması ise adeta yorgunluğumun bir parçasını alıp götürüyor. Önce göze hitap edebilmesi için farklı tonlardaki yiyecekleri yan yana koyuyor, canlılık kazandırmaya çalışıyorum. İşte bu mısır salatası da rengarenk görüntüsüyle soğuk çeşitlerimizin yer aldığı bölüme hareket katan çeşitlerden biri.
Üstelik pratik mi pratik. Ne öyle uzun uzadıya malzeme listesi, ne de ölçüye gerek bırakmayan bir salata.

Dilediğiniz kadar haşlanmış mısır
Dilediğiniz kadar haşlanmış ve küp küp doğranmış havuç
Dilediğiniz kadar iyice yıkandıktan sonra kabukları soyulmadan küp küp doğranmış salatalık
Dereotu
Zeytinyağı, tuz ve limon

İşte hepsi bu:)


Afiyet olsun.







13 Haziran 2007

Revani




İşte benim favori tatlılarımdan biri. İstediğim bu tadı tutturabilmek için bıkmadan usanmadan bir çok revani tarifi denemiştim. Her girişimimin sonucunda "Ihhh.. istediğim tad bu değil" demiş, istediğim kıvamı bulana kadar ise inatla denemekten vazgeçmemiştim. Bir kaç ay önce beklenen buluşmamız gerçekleşti, ben istediğim revanime o da bana ve müşterilerimize kavuştu:) O günden beri revani tarifimiz hep aynı.


Malzemeler;

8 adet yumurta
Yarım su bardağı toz şeker
1 su bardağından bir parmak fazla irmik
1 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Şerbeti için;


4.5 su bardağı şeker
6 su bardağı su
1 çay kaşığı limon suyu

Şerbet için, su ve şeker karıştırılıp kaynatıllır. 5 dakika sonra limon suyu eklenir, 2-3 dakika sonra ocaktan alınır ve ılınmaya bırakılır.

Pandispanya yapar gibi yumurta sarıları ve akları birbirinden dikkatlice ayırılır. Yumurta akları mikserle 10 dakika kadar iyice çırpılır. Ayrı bir kap içerisinde ise yumurta sarıları 2-3 dakika çırıpılıp daha sonra içerisine toz şeker eklenip homojen bir karışım elde edene kadar çırpmaya devam edilir. Bu aşamada mikserle işimiz bitmiş oluyor.

Yumurta sarılarının içine eklenen yumurta akları tahta bir kaşık yardımıyla, yumurta aklarını söndürmemeye çalışarak dikkatlice karıştırılır. Hemen ardından irmik, elenmiş un, kabartma tozu ve vanilya eklenerek yağlanmış kalıba (paşabahçenin büyük boy kare borcamı)boşaltılır. İçerisinde kalan hava kabarcıklarının çıkması için kalıp tezgaha bir kaç kez vurulur.


Önceden ısıtılmış 180 dereceli fırında pişirilmeye bırakılır. Benim fırınımda 45 dakikada pişiyor.

Revani sıcak, şerbet ise ılık olmalı. Revani fırından çıktıktan sonra ılık olan şerbet kaşık kaşık revaninin üzerine dökülür. Şerbeti daha iyi emmesi için kürdanla revaninin üzerine delikler açabilirsiniz.

Soğuduktan sonra dilimleyip servise sunabilirsiniz.

Ölçü verirken genelde bardak ölçüsü kullanıyorum ama piyasada farklı büyüklükte bardaklar mevcut. Tariflerimde kullandığım bardak, paşabahçenin klasik su bardağıdır. (200 ml.)

Afiyet olsunn:)